DESCARTES VE HUME DÜŞÜNCESİNDE KENDİLİK PROBLEMİ

2024

Closed access Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.47980/moturidiy/2024-1/11
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

Zihin felsefesinin tartışmalı konuları içerisinde sayılabilecek olan kendilik problemi, tarihsel süreç içerisinde okunduğunda töz fikrinin kabulü veya reddi ile doğrudan ilişkili bir konu olarak görünmektedir. Descartes ve David Hume tarihsel süreç içerisinde felsefi düşüncede kırılma noktalarında yer almış iki önemli filozof olarak kendilik problemine farklı yönlerden yaklaşmışlardır. Descartes probleme değişmeyen sabit bir töz arayışıyla yönelmiş ve «cogito» (düşünüyorum) ile sorunun kendi bakış açısıyla çözümünü ortaya koymak istemiştir. Hume ise Descartes’in aksine değişimin sürekliliği içerisinde değişmeyen hiçbir unsurun olmadığını bu nedenle de sabit bir töz, değişmeyen bir kendilikten söz edilemeyeceğini düşünmektedir. Ona göre kesin bilgisine ulaştığımız düşündüğümüz her şey, algılar demeti sayesinde zihnimizde bir bütünlük oluştuğu yanılgısının bir sonucudur. Bu çalışmada Descartes ve Hume’un bizim ifademizle kendilik problemine ilişkin görüşleri ele alınacak ve sonuç kısmında iki görüş arasındaki temel farklar tespit edilecektir.