ŞAKARİM KUDAYBERDİOĞLU VE KLASİK DOĞU ŞİİRİ

2021

Full text Open access: Gold Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.17498/kdeniz.875937
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

Yakın geçmişimize ait manevi mirasımıza baktığımızda yaşadığımız devrin izlerini görmeden geçmek mümkün değildir. O dönem, Sovyetler Birliği zamanıydı. Dönemin siyasi konjoktürü gereği bazı sorumluluklar toplumsal ve güncel yaşamımıza hatta hafızamızda o derece yerleşmiş ki, birçok alışkanlıklardan vazgeçmek oldukça zaman almıştır. Bunların arasında duya duya alışageldiğimiz Doğu kelimesinin özel yeri vardır. Bu kelime gerek anlam, gerekse de algı bakımından biraz abartılmıştır. Makalemizde, Doğu kelimesi etrafında toplanan kelime, deyim ve anlamlar üzerinde duracağız. Bu deyim Sovyet dönemi bilimsel literatürde Türkoloji, Sinoloji, Japonbilim, Farsbilim, Korebilim gibi sahaya göre yayılan ve son derece geniş anlama sahip olan bilimsel çalışma alanlarını da kapsaması bakımından dikkat çekmektedir. Avrupa kökenli milletlerin dışındakileri dikkate alacak olursak bunu yine Doğu sözüyle karşılamak icap eder. Böyle bir durum tesadüfi değildir, Türk adını ve Türk milletiyle ilgili ne varsa tamamını ‘Doğu’ kavramı etrafında yok etmek amaçlanmıştır. Bu sayede Türk kültürü ve diliyle ilgili anlamsal ağırlığı geniş sahalara yayarak zayıflatmak esas amaç olmuştur. Ahmet Yesevi, Dede Korkut, Nevai, Fuzuli, Yunus Emre gibi ediplerin hepsi Doğu şairleridir. Benzer şekilde bunların arasında dünyaca ünlü Çin düşünürü Konfüçyus veya Tibetli Dalay Lama da yer alabilir, çünkü onlar da Doğu’lu olarak anılmaktadır. Makalemizde Sovyetler devri, hatta günümüzde de geçerliliğini koruyan ‘Doğu’ kavramının Türk büyükleriyle ilgili yönü ele alınacak, Kazakların tanınmış şair ve düşünürü Şakarim Kudayberdioğlu’nun eserleri üzerinde durulacaktır. Şakarim çalışmaları Fuzuli ve Orta Asır devri ünlü Türk sanatkârlarının eserleriyle karşılaştırılıp ortak noktalar üzerinde durulmaya çalışılacaktır.