Peki Ya Genç Bir Meslek İnsanı Olsaydınız? İlhan Tekeli Dersinin Eleştirel Zemininde Bir Senaryo

2020

Full text Open access: Gold Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.31198/idealkent.642273
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

Bu makale aktif yurttaşlık ve katılımı genç meslek insanlarının (mimar/plancı/kentsel tasarımcıların) kentsel krizin yaşandığı geçtiğimiz on yıldaki emek ve iş ilişkileri üzerinden sorgulayarak, İlhan Tekeli’nin lisansüstü dersinin eleştirel zeminini yeniden tartışmaya açmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, dersin final ödevi olan kurgu bir kent senaryosu fragmanlara ayrılarak çift yönlü bir çerçeve ile irdelenmektedir. İlk olarak, kentsel mekân ve kentle ilgili bilginin hem formel hem de formel olmayan çoklu aktörler tarafından üretildiğine dikkat çekiyorum. Bu bağlamda, kent üzerine çalışan sivil örgütlenmeler ve inisiyatiflerin bilhassa 2010’dan bu yana Türkiye’de önemli oranda arttığı gözlemine dayanarak; emeğin muhtelif aktörlerce çoğullaştığını söylemek mümkündür. İkincil olarak, genç meslek insanlarının bir kuşak olarak çok yönlü bir kentsel krizin içinden geçmekte olduğuna işaret ediyorum. Kentsel krizin kent mücadelesi ve baskısı, katılımcı olmayan agresif çevre üretim süreçleri, genç meslek insanlarının emeğinin sömürülmesi; buna paralel olarak işsizlik ve meslek kapasitesinin düşmesi gibi farklı boyutları mevcuttur. Bu çift yönlü çerçeve ile temel olarak, genç meslek insanlarının son on yılın nevi şahsına münhasır deneyimi üzerinden yeni eleştirel süreçler oluşturma kapasitesi olduğunu; ve bu kapasitenin sivil örgütlenmelerin formel karar mekanizmalarına eklemlenmesi ve yurttaşların süreçlere aktif katılımı üzerinden üretilebileceğini iddia etmekteyim.