Altın Orda-Rus Mücadelesinin Edebiyata Yansıması: Zadonşina Destanı

2020

Full text Open access: Gold Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.12995/bilig.9307
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

XIII. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Rus topraklarını hâkimiyetleri altına almaya başlayan Moğollar, bu yüzyılın ikinci yarısından itibaren gittikçe güçlenerek çeşitli Türk boylarını da içlerine alarak Altın Orda devletinin kurulmasına öncülük etmişlerdir. Nitekim Altın Orda devletinin güçlenmesi çok kısa süre içerisinde tamamlanmış ve Rus knyazları bu güç karşısında gerek siyasî gerekse askerî olarak bir varlık gösterememişlerdir. Ancak XIV. yüzyılın ikinci yarısından sonra Altın Orda’da başlayan güç kaybının en net görüntüsü 1380 yılında Moskova Knyazı Dmitriy ile Altın Orda Emiri Mamay Mirza arasında gerçekleşen Kulikovo Meydan Muharebesinde görülmüştür. Bu savaşta Altın Orda büyük bir zaafa uğramıştır. Tarihi süreç değerlendirildiğinde Kulikovo, Altın Orda için kaçınılmaz sonu yani bir dağılma ve yok oluşun başlangıcını ifade ederken, Ruslar içinse birleşerek duraklama dönemlerinden çıkmalarını ve Kalka’nın intikâmını almalarını sağlayan büyük bir zaferi ifade etmiştir. Bu zaferin bir diğer önemli özelliği ise Rusların bu savaştan sonra “Rus milleti” bilincine sahip olarak tarih sahnesinde yerlerini almış olmalarıdır. Bu savaşın hemen akabinde yazıldığı düşünülen destanlardan biri de Zadonşina destanıdır. Çalışmamızda destanın metni Türkçeye çevrilerek, yorumu yapılmaya çalışılmıştır.