HOCA AHMET YESEVİ’NİN İRŞAT PEDAGOJİSİ: DİVÂN-I HİKMET’İN SOSYOKÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE YAYGIN EĞİTİM BAĞLAMINDA ANALİZİ

2026

Full text Open access: Gold Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.65164/1jh58r18
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

Özet. Bu çalışmanın amacı, 12. yüzyıl Türk-İslam dünyasının kurucu figürlerinden Hoca Ahmet Yesevi’nin Divân-ı Hikmet adlı eserini, salt teolojik veya filolojik bir metin olmanın ötesinde, göçebe Türk boylarının sosyokültürel entegrasyonunu sağlayan disiplinler arası bir “yaygın eğitim müfredatı” ve “irşat pedagojisi” aracı olarak incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve içerik analizi tekniklerinin benimsendiği çalışmada, Divân- ı Hikmet’in kabul görmüş neşirleri üzerinden din sosyolojisi, halk bilimi ve andragoji (yetişkin eğitimi) teorileri merkeze alınarak tahliller sunulmuştur. Araştırma sonucunda; Yesevi’nin İslamiyet’in soyut ve karmaşık akaid meselelerini saf Türkçe, hece vezni ve ritmik halk edebiyatı formlarıyla sunmasının bilinçli bir eğitim ve hafıza stratejisi olduğu saptanmıştır. Müellifin, eski Türk inanç sisteminin (Tengricilik/Şamanizm) kültürel formlarını dışlamak yerine, içini tasavvufi özle doldurarak yumuşak bir kültürel geçiş sağladığı görülmüştür. Ayrıca eserdeki “Defter-i Sâni” kavramı, Mevlânâ’nın Mesnevi geleneğindeki yapısal bölümleme modeliyle ilişkilendirilerek hermenötik açıdan açıklanmıştır. Modern tekstoloji verileri ışığında eserde görülen kronolojik anakronizmler, çoklu mahlas katmanlaşması ve Süleyman Bakırgani korpusu ile metinlerarası geçişkenlikler, Divân-ı Hikmet’in monografik bir eser olmaktan ziyade, asırlar boyunca genişleyen kolektif bir hafıza havuzu (müşterek telif) olduğunu somutlaştırmıştır. Bu kolektif yapı, Yesevi öğretisinin toplumsal dönüşümdeki dinamik ve kurumsal işlevini saptamak açısından büyük bir öneme sahiptir.