Kazak Halkının Şikayetlerine Göre 20 Yüzyılın Başında Çarlık Rusya nın İskân Politikası

2025

Full text Open access: Hybrid Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.46868/atdd.2025.899
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

20. yüzyılın başlarında Çarlık Rusyası’nın Kazak Bozkırlarında yürüttüğü iskân politikaları, yalnızca demografik yapıyı değil, aynı zamanda Kazak toplumunun sosyo-politik düzenini de derinden etkilemiştir. Bu çalışmada, özellikle Kazak halkının şikayetleri temel alınarak Çarlık Rusya’nın iskân politikalarının içeriği, uygulanma biçimleri ve toplumsal yansımaları analiz edilmektedir. Konunun seçilmesinin nedeni, Kazak-Rus ilişkileri çerçevesinde iskân sürecinin bugünkü sosyo-tarihsel yapı üzerindeki etkilerinin daha derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Çarlık döneminde yürütülen iskân politikalarının yerli Kazak nüfus üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak ve dönemin yönetim uygulamalarına dair hukuki ve idari çerçeveyi analiz etmektir. Çalışmanın hipotezi, Çarlık yönetiminin Türkistan’daki idari ve iskân politikalarının, Kazak halkının sosyo-ekonomik haklarını göz ardı ederek bölgeyi Rus köylüler lehine dönüştürmeye yönelik sistematik bir strateji olduğudur. Araştırma, K. K. Palen’in 1908 tarihli senatör incelemesi, dönemin hukuki belgeleri ve yerel halkın şikayet dilekçeleri üzerinden ilerlemektedir. Teorik olarak “sömürgeci yeniden yapılandırma” yaklaşımı temel alınmakta; yöntem olarak ise tarihsel analiz, belge incelemesi ve karşılaştırmalı değerlendirme teknikleri kullanılmaktadır. Sonuç olarak, P. Stolıpin’in reformlarının sadece ekonomik bir yeniden iskân girişimi değil, aynı zamanda Çarlık Rusyası’nın Türkistan’daki egemenliğini pekiştirmeye yönelik bir araç olduğu ortaya konulmuştur. Kazak halkının yoğun şikayetleri, bu politikaların meşruiyetine karşı gelişen toplumsal tepkilerin ve kimlik mücadelesinin tarihsel belgelerle desteklenen yansımasıdır.