Kazak Dil Bilincinin Oluşumunda 20. Yüzyılın İlk Yarısındaki Fikir Hareketlerine Genel Bir Bakış

2025

Full text Open access: Gold Metadata (CSL-JSON)
DOI 10.29110/soylemdergi.1649073
Data confidence 70 medium
How this score is calculated

It is built from checkable properties of the record itself: whether the article has a DOI, how many independent sources confirmed its data, whether the required fields are filled in, and how recent the latest confirmation is. Disagreement between sources and a missing identifier lower it. A value of 80 or above means the record was published without further checking; 60 to 79 means it is published at reduced confidence, with a manual check advisable. A record verified by an editor by hand is never pushed below 90 by a recalculation. This scores our data about the article, not the article itself.

Abstract

Toplum çok katmanlı bağların bireyleri bir arada tuttuğu organik bir yapıdır. Bu yapının temel taşları içinde kültür kodları, ortak ritüeller, tarih, dil, inanç gibi birçok farklı değerler bulunur. Bu değerler her biri kendi etki alanında toplumsal yapının bir arada durmasını ve devamlılığını sağlamakla yükümlüdürler ve tek tek kişileri toplum adını verdiğimiz yapıya dâhil ederler. Dil ve dil bilinci şüphesiz bu yapının en önemli birleştirici ve/veya ayırıcı unsurudur. Avrupa temelli başlayan fikir akımları neticesinde, çok uluslu devlet yapılarının dağılmasında ve dünya haritasının yeniden şekillenmesinde “millet ve milliyetçilik” kavramlarının olduğu bilinmektedir. Fikir akımları siyasi gündemi belirlerken siyaset de sosyolojik yapıyı şekillendirir. Dil bilincinin oluşmasında sosyolojik arka planın yanında ele alınması gereken önemli unsurlardan biri de kuşkusuz edebiyat ve bu edebiyatın ürettiği eserlerdir. Edebî eser sanatsal görüntüsünün ardında taşıdığı fikir dünyasıyla çoğu zaman bireylerin bilinçlenmesinde bir vasıta olarak kullanılmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında gerçekleşen siyasi ve sosyal olaylar tüm dünyada olduğu gibi Türkistan coğrafyasını da derinden etkilemiştir. Çalışmada, dönemin önemli fikir akımlarının üzerinde durularak eserden topluma edebiyatın dil üzerindeki etkisi ve bu etkinin “dil bilinci” oluşturmadaki rolüne bakılacaktır. Araştırma yapılacak alanın genişliği göz önünde bulundurulduğunda bu çalışma, fikir akımlarının Kazak dil bilincinin şekillenmesindeki etkisi ile sınırlandırılmaktadır. Dönemin roman, şiir, hikâye, tiyatro gibi edebî türlerine yansıyan, şair ve yazarların bilinçli veya rastlantısal “dil bilincini” uyandırmaya yönelik örnekleri tespit edilecektir. Neticede, Kazak dil bilincinin oluşumunda ve bunun toplumsal boyutunda edebî eserin rolü ve etkisi değerlendirilecektir.