Аңдатпа
İslâm’ın halk arasında yayılmasıyla, Türk kökenleri oldukça eskilere uzanan Şamanizm’le ilgili inançlar yavaş yavaş toplumun dışına itilmiş ve şaman, toplum için yapmış olduğu manevî hizmetleri yavaş yavaş durdurmuştur. Bu şekilde Türk halklarında eski Şaman ve ortaya yeni çıkan İslâm dininin değerlerini birbirine yaklaştırıp onları birleştiren bir figür belirmiştir. Bu da “divana” tipidir. Divana esas olarak tasavvuf yolunu takip etmiş, sadaka dilenerek halk arasında dolaşmış, takvaya yönelmiş ve herhangi bir mülk sahibi olmamıştır. Ancak veriler analiz edildiğinde divanaların şifa verme, kutsama, ilahi söyleme, hastalıkları sağaltma, ekin dikme, hasat törenleri yapma, hayvancılık-la ilgili dileklerde bulunma, zor durumda kalanların önünü açma gibi hizmetler sunduğu ve halk arasında önemli derecede itibar kazanıp hatırı sayılır bir zenginlik ve başarıya sahip olduğu da dikkat çekmektedir. Örneğin Aalı Tokombayev ve Grigoriy Potanin’in sunduğu verilerde divanaların halk nazarında saygın bir yeri olduğu ve büyük miktarda sadaka aldığı, bazı verilerde ise elde ettiği geliri yardım amacıyla yetimlere, dullara, zor durumda olanlara dağıttığı da yazılmaktadır. Aalı Tokomba-yev, “dubana”nın (divana) epik şiirler ve çeşitli komik hikâyeler söyleyerek insanları güldürüp halkın beğenisini kazanan, derin sırlara sahip bir kişi olduğunu söyler. Dolayısıyla bizce o, ülkeyi büyüleyen halk tiyatrosunun mükemmel bir temsilcisidir. Bilim adamı Hüseyin Karasayev, tanınmış halk şâirlerinin bazen “dubana” kılığında ülkeyi dolaşıp sanatlarını ilgi çekici ve akıcı bir şekilde halka aktardıklarını ve dubananın muhteşem imajından kendi yaratıcılıkları için yararlandıklarını yazmaktadır. Toktogül Satılganov ise divanayı halk şâirliğinin bir türü olarak değerlendirmektedir. Bu konu üzerinde kapsamlı bir araştırma yapılırken divananın ülke çapında dolaşırken söylediği özel bir şiir türü bulunmuştur. Bunu Kazaklar “divanabeyit”, Kırgızlar ise “dubana ırı” şeklinde adlandırmış-tır. Şiirler, divananın halka yönelik işlevini, imajını, amacını ve öğretici vaazını tam olarak yansıt-maktadır. Bu şiirler günümüze kadar Kazak ve Kırgız folklor araştırmalarında incelenmemiştir. Bu-nun temel nedeni divanaların tasavvuf ve dindarlık propagandası yapan, dinî törenler düzenleyen kişiler olmakla birlikte Sovyetler Birliği’nde İslâm’ın yasaklanmış olmasıdır. Böylece bu konu ele alınmamıştır. Bu nedenle divanaların okuduğu şiirlerin metinleri de zamanında halktan derleneme-miştir. Kazakistan, Kırgızistan’da divana şiirinin bazı parçaları bulunmuşken bunun tam aksine Çin Halk Cumhuriyeti’nin Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan ve hayvancılıkla iştigal etmeleri sebebiyle örf-âdetleri, halk mirası çok iyi seviyede korunmuş olan göçer Kazaklar arasından hacimli, uzun tam metinler tespit edilmiştir. Bilimsel araştırma gezilerinde Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki divanabeyitlerin, baksı ezgilerinin, hayvancılık ve avcılıkla ilgili eski şiirlerin unutulmadan bugüne kadar geldiği tespit edilmiştir. Bu çalışmadaki veriler büyük oranda saha araştırmasında elde edilmiştir. 2013 yılında Çin Halk Cumhuriyeti Uygur Özerk Bölgesi’nin Altay ili Burıltoğay ilçesine düzenlenen bilimsel araştır-ma gezisinde eski mirası iyi bilen Kazım Elmenulı’dan divanabeyitin bir örneğini kaydetmiş olmakla birlikte divananın işlevleri, ilgili gelenek ve görenekler hakkında bolca malzeme de derlemiştir. Bu-nunla birlikte divanabeyitin Kazakça başka iki metni de Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi Kazaklarının “Mura” dergisinde yayımlanmıştır. Kırgızlardaki “divana ırı” metinleri Ibrayım Abdrahmanov, Fyodor Fielstrup, Aalı Tokombayev tarafından yayımlanmıştır. Özellikle divanayı çocukluğunda görüp, şiirlerini ezberleyen yazar Aalı Tokombayev’in hatıraları, bu şahsiye-tin çok katmanlı işlevlerini doğru bir şekilde anlamaya, muğlak kalan tarafların daha iyi kavranılma-sına önemli katkıda bulunmuştur. Folklor araştırmalarında halkın kültürel mirasının tür sistemine göre sınıflandırılması oldukça önemlidir. Makalede Kazakların ve Kırgızların divanabeyit (divana ırı) örneğinin tür özellikleri tespit edilip, onun büyü folkloru sistemindeki yeri tarihî-tabaka, tarihî-köken, tarihî-tipolojik açılardan incelenmiştir. Kapsamlı bir araştırma sonucunda Kazak ve Kırgız halklarının büyü folkloru örnekleri yeniden incelenirken kronolojik açıdan şaman ezgileri türünden tarihsel olarak daha sonraki aşamada divanabeyit (dubana ırı) adlı müstakil bir türün yer alması gerektiği ortaya koyulmuştur. Çalışmada divana şiirinin kökeninin Hoca Ahmet Yesevi’nin şiirleri de dahil olmak üzere tasavvuf şiirinden geldiği tespit edilmiştir. Kazak bozkırlarında tasavvufu gelenek hâline getiren son şair Şakerim’in şiirleri de ele alınmıştır. Bu sonuca folklor malzemeleri ve bilimsel gezi esnasında derlenen malzemelerin karşılaştırmalı olarak ele alınmasıyla ulaşılmıştır.